Kaliforniya Eyalet Üniversiteleri’ne (UC) Giriş Zorlaşıyor

University of California çatısı altındaki Kaliforniya eyalet üniversiteleri (UC Berkeley, UC Los Angeles, UC San Diego vb.) 2022 öğretim senesinden başlamak üzere eyalet dışı öğrenci sayısını azaltıyor. ABD’li ama başka eyaletlerde ikamet eden öğrenciler ve yabancı uyruklu öğrenciler “eyalet dışı öğrenci” tanımlamasına giriyor. Bu değişikliğin nedeni eyalet üniversitelerinde eyalet sakinlerine yetecek sayıda yer bulunmaması. Eyalet dışı öğrenciler üniversiteye çeşitlilik ve boyut katmakla beraber, eyalet içi öğrencilerden daha fazla ücret ödedikleri için üniversitenin giderlerini karşılıyor. Kaliforniya, eyalet üniversitelerine daha çok para desteğinde bulunacak, buna karşılık olarak da eyalet dışı öğrenci sayıları azaltılarak eyalet sakinlerine daha çok kontenjan açılacak. Geçen senelerde eyalet dışından kabul edilen öğrenci sayısı dondurulmuştu, şimdi ise dondurulan bu sayı düşürülüyor. Bu da çoğu öğrenci için UC’lere girmenin zorlaştığı anlamına geliyor. Bu arada Kaliforniya eyalet üniversitelerinin giriş için SAT veya ACT sınavı şartkoşmadığını da hatırlatalım.

ABD’de Hayat Normale Dönmeye Başladı

Aşılanma oranı çok yüksek olmamasına rağmen aşı olmak isteyen herkesin aşıya erişebilmesi büyük bir rahatlık sağladı. Buna ek olarak CDC’nin (Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi) aşılı insanlara ‘normale dönebilirsiniz’ açıklamasından itibaren hayat hızla normalleşmeye başladı. Önümüzdeki dönem yurtların tam kapasite açılması bekleniyor. Bazı üniversiteler yazın kapılarını ziyaretçilere kısmen olsa da açmayı planlıyor. Dileyen aileler üniversite ziyaretlerine başlayabilir (hatta gelmişken aşı olmak da mümkün.) Henüz aşıya erişimi olmayan öğrenciler ise üniversitelerin yaptığı aşı kampanyalarından faydalanabilir. ABD üniversiteleri aşısı olmayan öğrencileri aşılamayı planlıyor. Kimi üniversiteler öğrencilerine aşıyı şart koşuyor. Eğer üniversite ziyareti planlıyorsanız an itibariyle ABD’ye yurtdışından gelen ve aşı olmamış kişilerin yedi gün karantinaya girmesi gerekiyor.

SAT Konu Sınavları İptal ve SAT Seçmeli Kompozisyon Bölümü Sona Eriyor

SAT sınavını hazırlayan College Board kurumu SAT ‘konu’ sınavlarının (SAT Subject Tests) sona erdiğini ve artık uygulanmayacağını açıkladı. Bundan böyle konu sınavları ABD’de uygulanmayacak. Yurtdışında ise Mayıs ve Haziran 2021 aylarındaki uygulamadan sonra sona erecek. Konu sınavlarının yurtdışında Mayıs ve Haziran aylarında uygulanmasının nedeni ise bazı uluslararası üniversitelerin bu sınavları kabul için önşart olarak belirtmesi (özellikle bazı İngiliz üniversiteleri için geçerli.) 

Normal SAT sınavları hala devam ediyor ama onlarda da bir değişiklik olacağı açıklandı. SAT sınavında seçmeli olan bir kompozisyon bölümü vardı; öğrenciler sınava yazılırken kompozisyon bölümüne girmek isteyip istemediklerini belirtiyorlardı. Kompozisyon bölümü Mart, Mayıs ve Haziran 2021 tarihlerindeki SAT sınavlarından sonra uygulamadan kalkıyor.

Bunlar beklenen değişiklikler olmakla beraber büyük ihtimal pandemi koşulları kararın verilmesini hızlandırdı. 

College Board ayrıca SAT sınavlarının yakında dijital ortamda verileceğini bildirdi ama bu sistemin ne zaman başlayacağı konusunda henüz bir açıklama yok.

Yurtdışından Gelen Öğrenci Sayısında Düşüş Var

ABD üniversitelerinin lisans ve lisansüstü programlarında toplam 1 milyon yabancı öğrenci okuyor. Yurtdışından gelen öğrenciler toplam öğrencilerin yüzde 5’lik bir bölümünü oluşturuyor. Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre 20/21 eğitim yılında ABD’de okuyan yabancı öğrenci sayısı yüzde 16 azaldı. Bu rakam birinci sınıf öğrencileri arasında daha büyük: eğitimine yeni başlayacak olan yabancı öğrenci sayısında yüzde 43’lük bir azalma oldu.

Bu düşüşün nedenleri arasında ulaşım zorlukları, konsolosluk ve elçilikler kapalı olduğu için öğrencilerin vize alamaması veya pasaport edinememesi, ABD’nin koronavirüs salgınına karşılık müdahale etmeyen bir politika uygulaması ve bazı üniversitelerin sadece online eğitim sunması sayılabilir. Ne olursa olsun, üniversiteler yabancı öğrencilere değer veriyor ve yabancı öğrencileri okullarına getirebilmek için ellerinden geleni yapacaklarına eminim.

SAT ve ACT sınavlarına girmeden başvuru yapabilir miyim?

Normal şartlarda birçok üniversiteye kabul edilebilmek için girilen SAT ve ACT sınavlarının büyük bir bölümü pandemi koşullarından dolayı iptal oldu. Bunun üzerine çoğu üniversite, sadece bir seneliğine de olsa, SAT veya ACT sınavı şart koşmayacağını ve sınav sonucu olmayan öğrencileri de kabul edeceklerini duyurdu. Devamlı genişlemekte olan bu listede Türkiye’deki öğrenciler arasında tercih edilen bir çok okul var. Sık sık güncellenen listeye fairtest.org adlı internet sitesinden erişebilirsiniz.

SAT veya ACT sınavı şartkoşmayan kabul ilkesine ‘test-optional’ deniyor. Yani sınav sonucunuz varsa da yoksa da başvuru yapabilirsiniz. Sınav sonuçlarınızı üniversitelerle paylaşmak tamamen size kalmış.

Bu durumda ilk akla gelen soru, eğer sınav sonucunuz varsa, üniversite başvurusu sırasında sınav sonuçlarınızı paylaşmalı mı yoksa paylaşmamalı mı? Bu konudaki tavır sınav sonuçlarınıza ve hedeflediğiniz üniversitelere göre değişecektir. Genelde tavsiyem şu: hedeflediğiniz üniversitede okuyan öğrencilerin test sonuçlarına bakın. Bu veri sık sık paylaşılır. Sınav puanınız bu ortalamanın üstündeyse rahatlıkla paylaşabilirsiniz, eğer altındaysa paylaşmamak yararınıza olabilir.

Test-optional kabul ilkesi şimdilik çoğunlukla sadece 2021 senesinde mezun olacak öğrencilere yönelik.

Üniversiteler açıldı mı?

Hangi okulların açılıp hangi okulların internetten eğitim yaptığını merak ediyorsanız, Davidson College tarafından toplanan bilgilerin yayınlandığı bu internet sitesini kullanabilirsiniz.

Kasım 2020 itibariyle üniversiteler farklı şekillerde eğitime devam ediyor. ABD üniversiteleri ya özel ya da gelirinin bir bölümü eyalete bağlı kuruluşlar. Türkiye’de olduğu gibi hepsinin bağlı olduğu YÖK gibi merkezi bir kurum olmadığı için her üniversite nasıl açılacağı konusunda kendi kararını verebiliyor. Üniversiteler bağlı oldukları yerel yönetimin kurallarına uymak zorundalar ve yerel yönetimler farklı farklı kararlar almış durumdalar.

Kimi okul sanki herşey normalmiş gibi açıldı, yani öğrenciler kampüse geldiler ve yatakhanelere yerleştiler. Bu okullarda bile derslerin çoğu sınıflarda değil internet üzerinden gerçekleşiyor. Anfiler bomboş. Bir takım üniversiteler farklı kapasiteyle açıldı–kimi öğrencilerin yüzde 70’sini, kimi yarısını, kimi ise daha da az bir bölümünü kampüse getirdi. Bazı okullar ise tamamen uzaktan eğitim yapıyor, yani sınıflar ve yatakhaneler boş (bu yazının yazıldığı sırada UNC Chapel Hill, Harvard, University of California, Bowdoin, Pomona internet üzerinden eğitim veriyor ve kampüsleri kapalı.) Hatta bazı okullar ilk etapta yüzyüze açılıp salgınlar başlayınca herkesi evine geri gönderdi (ör. University of North Carolina). Üniversiteler açılmış olsa bile uzaktan eğitim almayı tercih eden öğrencilere uzaktan eğitim imkanı sunmaya başladı (bu büyük bir gelişme ve ileride eğitimi kalıcı olarak değiştirecek bir durum–başka bir makalede bu konuya da değineceğim). Bazı üniversiteler uzaktan eğitimi tercih eden öğrencilere ufak da olsa indirim yapıyor.

İlginizi çekebilecek diğer bilgiler:

  • Bütçesi olan, koronavirüs testine önem veren ve yatırım yapmayı göze alan kuruluşlar öğrenci ve çalışanlara belli aralıklarla koronavirüs testi yapıyor. Bazı kurumlar her hafta öğrencilerin sadece bir bölümüne test yapıyor (ör: Oberlin College). Bazıları her öğrenciye haftada 2-3 defa test yapıyor (ör: Northeastern University, University of Illinois Urbana-Champaign).
  • Bazı üniversiteler kampüslerini açtılar ve maske takmak ve kapalı alanda toplanabilen öğrenci sayısını limitlemek gibi temel önlemleri almakla beraber öğrencilerine test yapmıyorlar. Bu durumlarda koronavirüs öğrenciler arasında hızla yayıldı. Bazı öğrenci gruplarında sürü bağışıklığı bile sağlandı.

Eğer bir üniversitenin hangi koşullarda açıldığını öğrenmek isterseniz hepsinin ana sayfasında koronavirüs pandemisi ile ilgili güncellemelerin yayınlandığı sayfaya verilen yönlendirmeyi bulabilirsiniz.

ABD’deki üniversiteler pandemiden nasıl etkilendi ve yakın gelecekte neler olabilir?

Taksitle ödenen okul ücretlerinin tamamlanmasıyla beraber pandeminin üniversiteler üzerindeki ekonomik etkisi belirginleşti. En başta ailelerinin yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle eğitime ara vermek zorunda kalan öğrencilerin yanı sıra seyahat etmede yaşanan korku ve sıkıntılar, konsolosluklar kapalı olduğu için uluslararası öğrencilerin vize alma veya vizelerini yenileme konusunda güçlük çekmeleri, belirsizlik ortamında bazı öğrencilerin eğitime geçici süre ara vermesi gibi birçok nedenden dolayı üniversiteler bu sene daha az öğrencinin kayıt yaptırmasını bekliyordu. Beklenen gerçekleşti.

Kayıt yaptıran öğrenci sayısında yüzde 4’lük düşüş yaşandı. Nitekim bu düşüş birinci sınıf öğrencileri arasında çok daha yüksek düzeylerde. ABD’deki üniversitelerde birinci sınıf okuyacak öğrencilerin yüzde 16’sı kayıt yaptırmaktan vazgeçti. Giderlerinin büyük bir bölümünü eğitim ücretinden sağlayan üniversiteler için bu durum bütçede büyük bir delik yaratıyor. Eğitim ücretlerinin azalması üniversitelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların sadece bir bacağı.

Kasım 2020 itibariyle üniversiteler farklı şekillerde eğitime devam ediyor. Açılış planları çeşit çeşit olmasına rağmen her okulda normal şartlarda olduğundan daha az öğrenci var. Normal şartlarda Amerika’daki bir çok üniversitede, özellikle yabancı öğrencilerin tercih ettiği üniversitelerde, öğrencilerin büyük bir bölümü kampüste konaklar. Yani eğitim ücretine ek olarak hem yurt ücreti ödüyorlar hem de kampüs yemekhanelerinde yemek yemeye mecburlar (ABD üniversitelerinde kendi yemeğini yapan öğrenciler azınlıkta; çoğu yaşam alanlarında erişilebilir doğru düzgün bir muftak bile yok.) Arabalarını getiren öğrencilerden park yeri ücreti toplanıyor. Hatta kimi üniversite yerleşkelerinde kampüs dışındaki restoranların bir bölümü üniversiteye kira ödüyor. Yani üniversite gelirindeki kayıplar sadece eğitim ücretlerinden kaynaklanmıyor. Öğrencilerin okula ödedikleri, kimi zaman eğitim ücretinin yarısına kadar ulaşabilen yaşam harcamaları var. Bu gelir de pandemi dolayısıyla azaldı.

Gelirinde düşüş yaşan okullar personel ve hocaları işten çıkardı, zam yapmadı, ücretleri düşürdü ve harcamaları azalttı. En zengin ABD üniversitesi olarak birikimi bazı ülkelerin hazinesinden daha çok olan Harvard Üniversitesi bile masrafları kıstı.